Bugün açık · 09:00–18:00 Pazartesi kapalı Bişkek'e 25 km, Çong-Taş
Ata-Beyit

II. Bölüm

1916 Millî Kurtuluş Ayaklanması

Büyük Ürkün'ün 100. yılında, 2016'da açılan anıt.

Ürkün Anıtı
Ürkün Anıtı
Ayaklanma
1916
Anıtın açılışı
2 Eylül 2016
Tündük yüksekliği
21 m
Bu sayfada
  1. 1916 ayaklanması
  2. Anıtın yapımcıları ve anma günü

2 Eylül 2016'da, 1916 Ürkün trajedisinin 100. yılı anma etkinlikleri kapsamında Ata-Beyit kompleksine Ürkün trajedisi anıtı eklenmiştir. Anıtın amacı, 100 yıl önce şehit düşen atalarımızı anmak ve gelecek nesilleri vatanını seven gençler olarak yetiştirmektir. Ata-Beyit'teki Ürkün anıtı tarihî bir gerçeğin tanığıdır. Kırgızistan Yasama Meclisi Cogorku Keneş'in 2008 tarihli kararıyla her yıl Ağustos ayının ilk haftasında Ürkün'de hayatını kaybedenler anılmaktadır.

1916 ayaklanması

Kırgız halkının tarihindeki trajik olaylardan biri de 1916'da yaşanan “Ürkün”dür. Birinci Dünya Savaşı'nın getirdiği ağır sıkıntılar karşısında Kırgızlar topyekûn ayaklanmış, Çarlık askerlerinin orantısız güç kullanması sonucunda yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Ayaklanmanın temel gücü halk olduğu için 1916 “Ürkün”ü bir halk ayaklanması olarak adlandırılır.

Çarlık Rusyası, yönetimi altındaki halklara uyguladığı sömürgeci politikayı Birinci Dünya Savaşı sırasında en üst noktaya taşımıştır. Bu politikayı dayanılmaz bulan, Rusların “Orta Asya” dediği Büyük Türkistan bölgesindeki bütün halklar Ruslara karşı hoşnutsuzluklarını açıkça göstermeye başlamıştır.

Özellikle II. Nikola'nın 25 Haziran 1916 tarihli, yerli halkı cephe gerisinde istihkâm işlerinde çalıştırmak üzere toplama kararı, Türkistan halkının topyekûn başkaldırısının ana nedeni olmuştur. 1916 ayaklanması Orta Asya'da, özellikle Kazakistan'ın çeşitli bölgelerinde başlamış ve 10 milyon civarında yerli halk tarafından desteklenmiştir. Hareket temmuz ayında bir hoşnutsuzluk dalgası olarak başlamış, ağustosta silahlı ayaklanmaya dönüşmüş ve ekim ayına kadar sürmüştür. İlk başkaldırı 4 Temmuz 1916'da Hocent şehrinde olmuş; Çar'ın kararına karşı ilk açık muhalefet bir gösteriye dönüşmüştür. Ardından bu hareket çevredeki köy ve şehirlere yayılmıştır.

Kırgızistan'ın kuzeyindeki ayaklanma, Türkistan'ın diğer bölgelerindeki hareketlerden farklı olarak çok sert bir nitelik taşımıştır. Burada bölgede yaşayan yerli halk Çarlık askerlerine karşı silahlı mücadeleye başlamış; Kırgızlarla birlikte Kazaklar, Uygurlar ve Dunganlar da ayaklanmaya katılmıştır.

Temmuz ayında başlayan başkaldırı, ağustos ayında şiddetini arttırmıştır. İlk olarak Kemin vadisindeki Kırgızlar ayaklanmış, başlarına Möküş (Muhiddin) Şabdan oğlu geçmiştir. Sömürgeci politikanın zararını gören Kırgız halkının yöneticileri de böyle zor anlarda halkın yanında yer almışlardır.

8 Ağustos'ta Tokmok'a yakın köylerde yaşayan halk ayaklanmıştır. İbraim Tölö başkanlığındaki grup, Issık Göl'e gitmekte olan askerlerin yolunu keserek 178 silah ile 30 binden fazla mermi ve cephane taşıyan at arabalarını ele geçirmiştir. Sarıbagış ve Atake bucaklarındaki isyancılar Kemin'deki Novorossiysk köyünü ve Don Kazaklarının yaşadığı Samsonovka istasyonunu kuşatmıştır. Ağustos ortalarında Pişpek ilçesine bağlı 12 bucak isyancıların eline geçmiştir. Issık Göl'de ve Talas'ta da başkaldırılar güçlenmiştir.

Başkaldırıya Tanrı Dağları'ndaki Kırgızlar da etkin biçimde katılmıştır. Koçkor Vadisi ana karargâh hâline gelmiş; burada Kanat Ubuke oğlu “Han” ilan edilmiş ve Almatı ile Taşkent'ten gelen 1.600 Rus askerine karşı savaşılmıştır. Silah bakımından zayıf kalan Kırgızların çoğu burada şehit düşmüştür.

Issık Göl'de de mücadele çok çetin geçmiştir. Buradaki ayaklanma 5 Ağustos'ta başlamış ve 10 Ağustos'a kadar Issık Göl bölgesinin bütün yörelerine yayılmıştır. Karkıra yaylasındaki ayaklanmada Kırgızlar, Kazaklar, Uygurlar ve Dunganlar oradaki 500 kişilik Rus birliğinin nesi varsa yağmalamıştır. 11 Ağustos'ta Kırgızlar ve Dunganlar Karakol'a doğru saldırıya geçmiş, bölgedeki Sart-Kalmaklar da ayaklanmaya etkin biçimde katılmıştır.

Ayaklanmanın bütün Türkistan'a yayılmasından endişe eden Çarlık hükümeti, General A. N. Kuropatkin'i cepheden geri çağırarak Türkistan Genel Valisi olarak atamıştır. 17 Temmuz 1916'da Türkistan'da sıkıyönetim ilan edilmiş, Savaş Bakanlığı'nın emriyle Türkistan'a 11 tabur, 3.300 Don Kazağı ve Rus askerleri gönderilmiştir.

Sonbahara doğru isyancılar dağlara çekilmeye başlamıştır. Güçlü silahlarla donanmış Rus askerleri karşısında ağır kayıplar veren Kırgız isyancılar ellerinden geldiğince direnmiştir. Eylülde çatışmalar savunma niteliği kazanmıştır. Çarlık askerlerinin acımasız saldırılarına karşı canları pahasına direnen kahramanlar sonunda ata yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır.

Rus generallerine verilen emirler doğrultusunda köyler yakılıp yıkılmıştır. Silahsız çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da isyancılar gibi acımasızca öldürülmüştür. Kaçmaya çalışanların önü kesilmiş, direnip direnmediklerine bakılmaksızın hepsi öldürülmüştür. 39 bucağın halkı yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Çin'e 160 bin civarında insan göç etmiş, bunların 130 bine yakını Kırgızlardan oluşmuştur. Malını mülkünü yitiren halk Çin'e büyük çilelerle ulaşabilmiştir.

1917 başlarında Yedisu (Ceti-Suu) vilayetinde 38 bin hane ve 150 bin kişi zarar görmüştü. Böylece bölgede etnik temizlik yapılmıştır. Ayaklanmanın başarısız olmasındaki en büyük etken, önceden hazırlık yapılmaması ve silahların yetersizliğiydi. İsyancılar dağılmamaya, bölünmemeye gayret etmiştir. Çarlık Rusyası'nın cezalandırma birlikleri ise savaş tecrübesi ve silah donanımı bakımından güçlüydü.

Yenilgiye ve verilen ağır kayıplara rağmen ayaklanmanın tarihî önemi büyüktür. Kökleri derin bu halk, bağımsızlık için mücadele etme tecrübesine sahiptir. Güçlü halk hareketi bölgedeki sömürge yönetimini epey zora sokmuş, sömürgeci politikalara karşı bir duruş sergilenmiş ve bu mücadele bölge halklarını birleştirmiştir. Kırgız halkı ata yurdunun bağımsızlığı ve kendi kendini yönetmek için ayaklanmıştır. 1916 trajedisi, Kırgızların 20. yüzyılın başındaki millî bağımsızlık hareketlerinin en büyüğüdür. Bu hareket Kırgız halkının hafızasında “Ürkün” adıyla ebediyen yaşayacaktır.

Anıtın yapımcıları ve anma günü

Büyük Ürkün'e ithaf edilen “1916 Millî Kurtuluş Ayaklanmasının 100. Yılı” (“Ürkün”) anıtı, Toktogul Devlet Ödülü sahipleri Ulanbek Abike uulu Beyşenbayev, Muratbek İşenbek uulu Beyşenbayev ve Mirbek İşenbek uulu Beyşenbayev tarafından yapılmıştır. Anıt, 2 Eylül 2016'da 1916 Millî Kurtuluş Ayaklanmasının 100. yılı münasebetiyle Ata-Beyit Anıt Kompleksi bünyesinde açılmıştır.

Kırgız Cumhuriyeti Yasama Meclisi Cogorku Keneş'in 18 Nisan 2008 tarihli “1916 Millî Kurtuluş Mücadelesi Kurbanlarını Anma Günü'nün İlanı Hakkında” kararına istinaden her yıl ağustos ayının ilk haftasında 1916 Millî Kurtuluş Mücadelesi kurbanları anılmaktadır.