Bugün açık · 09:00–18:00 Pazartesi kapalı Bişkek'e 25 km, Çong-Taş
Ata-Beyit

III. Bölüm

Cengiz Aytmatov

Büyük yazar, babası Törökul'un yanında yatıyor.

Cengiz Aytmatov anıtı
Cengiz Aytmatov anıtı
Doğum
12 Aralık 1928, Şeker
Vefat
10 Haziran 2008
Defin
14 Haziran 2008
Anıtın açılışı
12 Aralık 2013
Bu sayfada
  1. Hayatı
  2. Eserleri
  3. Ödülleri
  4. Ata-Beyit'te

Kırgızistan'ın kahraman evladı, dünyaca ünlü yazar ve devlet adamı Cengiz Aytmatov, 12 Aralık 1928'de Talas iline bağlı Kara-Buura ilçesinin Şeker köyünde dünyaya gelmiştir.

Hayatı

1946 yılında Kazakistan'ın Cambıl şehrindeki Zooveterinerlik Teknik Yüksekokulunu, 1953 yılında K. İ. Skryabin Kırgız Ziraat Enstitüsü'nden mezun olmuştur. 1956-1958 yıllarında Moskova'daki Yüksek Edebiyat Kursuna katılmıştır.

Savaş yıllarında Şeker köy sovyetinde kâtiplik ve ilçede maliye memurluğu yapmış; 1953-1956 yıllarında Kırgız Ziraat Enstitüsü'ne bağlı çiftlikte uzman, 1958-1960 yıllarında “Literaturnıy Kırgızstan / Kırgızistan Edebiyatı” dergisinde editör, 1965-1986 yıllarında Kırgız Sinemacılar Birliği başkanı, 1988-1990 yıllarında “İnostrannaya Literatura / Yabancı Edebiyat” dergisinin genel yayın yönetmeni olarak çalışmış, SSCB Devlet Başkanı'na danışmanlık yapmış, 1991'den itibaren de Kırgızistan'ın Belçika büyükelçiliği görevinde bulunmuştur. Aytmatov'un yazarlığı öğrencilik yıllarında başlamıştır. Rusça ve Kırgızca yazmış; ilk hikâyesi “Gazetçik Dzyuyo / Gazete Satıcısı Dzyuyo” 1952'de “Kırgızistan” almanağında Rusça yayımlanmıştır. “Literaturnaya Gazeta / Edebiyat Gazetesi”, “Novıy Mir / Yeni Dünya” ve “Literaturnıy Kırgızstan / Kırgızistan Edebiyatı” dergilerinin yayın kurullarında yer almıştır. 1956'dan itibaren SSCB Yazarlar Birliği üyesidir.

Eserleri Kırgız edebiyatının uluslararası düzeyde tanınmasını sağlamış; yazarın neredeyse bütün eserleri BDT ülkelerinde tiyatro sahnelerinde oynanmıştır. Eserlerinden uyarlanan birçok film çekilmiş ve bu filmler uluslararası film festivallerinde ödüller almıştır.

Eserleri

İlk hikâyeleri 1952'de Rusça Komsomolets Kirgizii gazetesinde ve Kırgızistan almanağında yayımlanmıştır. Aynı yıllarda V. Katayev'in Alayın Oğlu ve M. Bubennov'un Ak Huş Ağacı romanlarını çevirmiş, ancak bu çeviriler yayımlanmamıştır. Ardından Ak Caan / Beyaz Yağmur, Tünkü Sugat / Gece Sulama ve Asma Köprü gibi Kırgızca eserleri yayımlanmıştır. Yazarlığındaki dönüm noktası 1950'li yılların ortasına denk gelir. 1958'de Yüz Yüze, 1959'da Cemile Kırgızca ve Rusça yayımlanmıştır. Yüz Yüze, insan karakterini psikolojik derinlikle resmetmesiyle Kırgız nesrine yenilik getirmiştir. Cemile ise ideal-estetik sorunları ve sanat değeriyle Kırgız Sovyet edebiyatında yeni bir aşama olmuş, kısa sürede pek çok dile çevrilmiştir. Cemile, Kırgız nesrinin yeni bir seviyeye yükselmesine ve Kırgız edebiyatının dünyada tanınmasına vesile olmuştur. Tanınmaya başladıktan sonra yazdığı Selvi Boylum Al Yazmalım (1961), Deve Gözü, İlk Öğretmen (1962) ve Samanyolu (1963) gibi eserlerle insanın ahlaki ve felsefi arayışlarına derinlik kazandırmış, ustalığını geliştirmeye devam etmiştir. Bunu özellikle İlk Öğretmen'de görmek mümkündür. Bu hikâye geçmişi anlatsa da günümüzün sorunlarını da yansıtır. Baş kahraman Düyşön, idealizmi ve fedakârlığıyla edebiyattaki Levinson ve Pavel Korçagin gibi kahramanlarla boy ölçüşür.

Aytmatov, Samanyolu'nda İkinci Dünya Savaşı yıllarında Kırgız halkının sosyal, kültürel, ahlaki ve askerî, kısacası bütün maddi ve manevi dünyasını yansıtmıştır. Yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını ve tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş; halkının içine düştüğü zor durumları en güzel şekilde anlatmış, çıkış yollarına dair ipuçları vermiş ve kendi ifadesiyle 'tipik insan'ı ortaya koymaya çalışmıştır. Baş kahraman Tolgonay, savaşın gerçek yüzü karşısında tipik bir Kırgız kadınının portresini çizer. Yazar, Elveda Gülsarı romanında çok uluslu Sovyet döneminin içinden, derin bir duygudaşlıkla bir yandan Gülsarı'nın doğumundan ölümüne kadar süren fırtınalı hayatını, öte yandan onun biricik yetiştiricisi Tanabay'ın çilesini anlatır. Tanabay, can çekişen sevgili atının başında geçmişiyle hesaplaşır. Kendini devrime ve mutlu yarınlara adamıştır; ama siyasi rejim yüzünden ömrü mutsuzluk ve sıkıntı içinde geçmiştir. İçinde yaşadığı toplum, değişim adı altında bütün değerlerini yitirmiştir.

Aytmatov'un “Beyaz Gemi” adlı eseri, yazarlığında özel bir yere sahiptir. Masalla gerçeği birleştiren bu eserde geçmişi temsil eden dede ile geleceği temsil eden çocuk arasında dramatik bir ilişki kurulur; insan duygu ve düşünceleri çocuğun saf ve temiz bakışıyla yorumlanır. Adı eserde hiç geçmeyen çocuğun masal dünyasından hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir kurgu ortaya çıkar. “Beyaz Gemi”, edebiyat dünyasında geniş yankı uyandıran, uzun yıllar tartışılan ve verilmek istenen mesajla yaratılan karakterlerin büyük bir uyum içinde olduğu eserlerinden biridir.

Yazarın “Yıldırım Sesli Manasçı” adlı hikâyesindeki şu sözler her şeyi anlatır: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (...) Ama insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir an kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler nesilden nesle geçer. Ölümsüz olan Manas'tır.”

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek (1977) adlı uzun hikâye, Ohotsk Denizi kıyılarında yaşayan Nivh halkının hayatını anlatır. Hikâye, deniz gibi ucu bucağı olmayan, nerede başlayıp nerede bittiği bilinmeden birbirine karışarak çoğalan düşüncelerle örülüdür. Ölüm ise kimi zaman öğrenmenin bir yoludur. İkisi de deneyimli birer avcı olan Emrayin ile Mılgun kürek çekerken, ilk kez ava çıkan küçük Kirisk ile ömrünün sonunda bile düş kurmaktan vazgeçmeyen Organ Dede'nin hayalleri, korkuları ve umutları sanki bir olur. Küçük Kirisk ilk avından eli boş dönse de karayla bağı kopmuş sandalda bekleyen üç yol arkadaşının ölümü, sonsuz beyazlığın ortasında yapayalnız kalan Kirisk'e yol gösterecektir.

Gün Olur Asra Bedel (1980), Kıyamet (1986) ve Kassandra Damgası (1995) romanlarında çağın güncel sorunlarını, yani bilimi, teknolojiyi ve uluslararası alanda insanlar arasındaki iletişim bağlarını ele alır; insanoğlunu ahlaki sorunlar üzerine düşünmeye çağırır. Edigey, Boston, Avdiy, Filofey, Robert Bork, Runa Lopatina gibi karakterleri aracılığıyla insanları vicdan temizliğine davet eder.

Aytmatov ayrıca güncel konuları ele alan yazıların, edebî eleştiri makalelerinin ve denemelerin de büyük ustasıdır. Farklı yıllarda yayımlanan makalelerinden derlenen Rusça “Yer ve Suyla Birlikte” ve Kırgızca “Biz dünyayı yenileyeceğiz, dünya bizi yenileyecek” kitapları, konularının ilginçliği ve sorunları derinlemesine ele alışıyla romanları kadar okur bulmuştur. Japon filozof Daisaku İkeda ile “Ruhun Yüceliğine Methiye” (1993) ve Kazak şair ve devlet adamı Muhtar Şahanov ile “Uçurumda Kalan Avcının Ağlayışı” (1996) adlı diyalogları, günümüzün güncel sorunlarını derin bir felsefi bakışla ele alır.

Aytmatov'un eserleri yalnızca millî edebiyatın değil, millî sanatın gelişmesinde de çok büyük rol oynamıştır. Eserleri şiirlere, şarkılara, hatta senfonilere ilham vermiş; resim sanatında yeni eserler doğmuş, tiyatro sahnelerine uyarlanmış ve filmleri çekilmiştir.

UNESCO'ya göre C. Aytmatov'un eserleri klasikler arasında yer almaktadır. Eserleri 165 dile çevrilmiş, birkaç kez büyük tirajlarla (1998'de 67,5 milyon) yayımlanmıştır. “Aytmatovbilim” adıyla ayrı bir bilim alanı oluşmuştur. 1989'da Uluslararası Aytmatov Kulübü kurulmuştur; başkanı akademisyen Prof. Dr. Abdıldacan Akmataliyev'dir. Kulübün üyeleri arasında yerli ve yabancı tanınmış bilim insanları, gazeteciler ve yazarlar bulunmaktadır. Kulübün kendi tüzüğü ve ödülleri vardır. 1992'de Aytmatov Enstitüsü, 1993'te Aytmatov Eserleri Kütüphanesi kurulmuştur.

Ödülleri

Kırgız Halk Yazarı (1968), Toktogul Devlet Ödülü (1979), Kırgızistan Bilimler Akademisi üyeliği (1974), Sosyalist Emek Kahramanı (1978), Lenin Ödülü (1963), SSCB Devlet Ödülü (1968, 1977, 1983), Avrupa Bilim, Sanat ve Edebiyat Akademisi üyeliği (Paris, 1983), Dünya Bilim ve Sanat Akademisi üyeliği (Stockholm, 1987), Uluslararası Issık Göl Forumu başkanlığı; Türkiye, Avusturya, Avustralya, ABD, Hindistan, Japonya ve diğer ülkelerden aldığı ödüller. Kırgız Cumhuriyeti Kahramanı (1997).

Ata-Beyit'te

Ünlü yazar Cengiz Aytmatov 10 Haziran 2008 tarihinde 80 yaşında ağır bir hastalık nedeniyle bu dünyadan göç etmiştir.

Büyük yazar Cengiz Aytmatov'un naaşı, vefatının ardından Ata-Beyit'te babasının yanında toprağa verildi. Bir zamanlar babasının nerede yattığını bilmeden acı içinde onu arayan oğul, yıllar sonra babasının yanında ebedî istirahatgâhına kavuştu. Böylece Ata-Beyit, Kırgızistanlılar ve Aytmatov'un okurları için en değerli mekânlardan biri hâline geldi. Kırgız Halk Yazarı Cengiz Aytmatov'un heykeli 12 Aralık 2013'te açıldı. Anıt mezarın projesini, Ata-Beyit Anıt Mezarlığı'nın projesini de hazırlayan “Akata” Sanat Atölyesi üstlendi. Anıt mezarın tasarımcıları ve yapımcıları heykeltıraş Sadabek Acıyev ve mimar Ulan Beyşenbayev'dir.