Ata-Beyit'in sırrı
Ata-Beyit, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasında belgeler ve kanıtlarla tespit edilmiş tek baskı kurbanları mezarlığıdır. Pek çok tarihçiye göre 1937-1938'de Kırgızistan'dan yaklaşık 40.000 kişi Stalin baskılarının kurbanı olmuştur. Ancak baskı rejimi araştırmacısı Bolot Abdrahmanov'un arşiv verilerine dayanan araştırmasına göre baskıya uğrayanların toplam sayısı 18 bin civarındadır. Bu sayıya ilişkin daha ayrıntılı açıklama yakın dönemde yapılacaktır.
1991 yılında burada, 1938'de “milliyetçi, halk düşmanı” oldukları iftirasıyla kurşuna dizilen 137 kişinin gömüldüğü yer bulunmuştur. Bübüyra Kıdıraliyeva, babasının emanet ettiği sırrı yarım asır boyunca saklamış ve Kırgızistan'ın bağımsızlık yıllarında ilgili kişilere anlatarak Ata-Beyit'in sırrını açığa çıkarmıştır.
“Yıllar sonra babam hastalanınca eski bir olayı hatırladı ve bunu bana vasiyet olarak anlattı. Öleceğini anlamıştı. ‘Kızım, o kötü kokunun geldiği, geceleri ışık parlayan tepede Kırgızların seçkinleri yatıyor. Zamanı gelince, iyi günler gelince bunu söyle kızım. Akrabaları onları arıyordur’ dedi babam,” diye anlatıyor Bübüyra Ana. Toprak kazıldığında daha 30-40 santimetreye inmeden ilk kafatası bulundu. En ikna edici kanıt, kazı sırasında bulunan “Kurşuna dizilme hükmü veren mahkemenin kararı hakkında” başlıklı belge oldu.
Naaşlar yeniden defnedilmiş ve buraya Ata-Beyit adı verilmiştir. Bulunan naaşlar arasında ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un babası Törökul Aytmatov da vardır. Ata-Beyit adını da Cengiz Aytmatov önermiştir.
Kurşuna dizilen 137 kişinin naaşlarının çıkarılmasına öncülük eden kişi, tarih bilimleri doktoru, Devlet Millî Güvenlik Komitesi albayı Bolot Abdrahmanov'dur. “Kurşuna dizilenlerin cesetleri gelişigüzel üst üste atılmıştı. Kafataslarındaki kurşun delikleri ilk kanıttı” diyor. Tarihçiler, Kırgızistan topraklarında bu türden bilinmeyen onlarca yerin bulunabileceğini, bunların kazılarla aydınlatılması ve araştırılması gerektiğini belirtmektedir.